Anasayfa Özgeçmiş Gorsel

tinkrewyu

gözlerinin içine bakışım
benim işlediğim son nakışım
sadece iki göz yeter bana seni öpebilmek için...


ağzımın kenarlarında ciddi bir münasebetsizlik bu
elin yüzyıllık kardinal gibi imana çekiyor duruşumu
takla atmış bir chevrolet'in hasar tespit raporu gibi yazılıyorum sana
gözlüklerini takarsan görürsün bak
saatte ikiyüz kilometreden sonra bütün yollar sana çıkıyor
işlenen günahlar perspektif bir ölüm orucudur, kaşlarını çattığında
aya ilk ayak basan adamın yanlışlıkla çimlere basması gibi şaşkın
şaşkınlığın ortasında zürafaların avından kaçarken bodrum kata sığınması gibi
gerçek,lütufun himayesinde sesini adını ağzına alacak diye terbiye eden bir çocuk
alnından vurulan kaleşnikof sonra şarkı bestesi olacak kadar mülteci bir açlık
düşüyor dünyaya
aman tanrım bağışla beni,ben geğirdiğinde ağzından dünyaya salınan son metan gazıydım
ki bağışlanmak aramızda geç kalınmış bir randevu
erken gidilmiş bir düello
ve sen müjgan,iyi halden dolayı yaşamaya mahkum edilen ölümlülerin
veda bakışısısın ölüme, gözlerini kısarak, iç geçirerek
genzi yakan bir atom çiçeğisin, ki adını koymaya cesaret edemeyen kavimlerin
senin için adak adayarak unutturmaya çalıştığı topyekün bir haziransın
aramızda unutulan bir beton parçasının üstüne belki bin yıl önce işlenmiş
bir nefes tadilata alındığı için şimdi geldin ve bütün senliğimi restore etmekle mükellefsin
gece, ten yolunda yaprağı patlamış bir güle
yedek yaprak takacak kadar eğilmişsin şimdi diş etleriminin üstüne
ağzım yüzüme senin için bıçakla açılmış bir kesik oldu,
bana biraz su katarsan bütün gramafonlarda çalabilir she is the one
ve charlie chaplin affedebilir bütün renkli televizyonları
''y'' yavşaklıktan dolayı ''t'' üstüne gerildiğinde ,
utanması için bütün harflerin önünde
peygamberde olsa son sözü ;adın çıkacak o gece
ve sen sırf yeşili bu kadar çok sevdiğin için
önce yosunlar zulasından son istavrozlarını çıkaracak..

alınmış bir intikam gibi parıldıyor sol meme ucumdaki bröve
ki ben bunu yalnızlık adına almıştım bir akşam üstü
üstü kalsın bu akşamın yarın sabaha der gibi gelmiştin cürret içinde
şiltesinden çıkarılmış iki madalyon gibi yüzlerimizi birbirimize döndüğümüze göre
müjgan saçlarını bir an önce kızıla boya
çünkü baya uzun zaman oldu gün batımını görmeyeli....


Ozan Uğraş

iletişim Şiirler Kısa Kısa
benceajans
Mevsimsiz