Anasayfa Özgeçmiş Gorsel

İşte Buna Edward'ın Yapacak Bir Şeyi Yoktu

gözleri vurgun yemiş balık gibi bakardı
ağzımın içine, ağzım ki ortaokuldan terktir
aramızda geçen sözler yapışır oramıza buramıza
sonra akşam olur
Edward Norton gelir ,bizi ayırır
Sakinleşen herşey gibi alkol akar bileklerimizden
pencereyi açarız biz, içinden cama yapışan dağınık yüzler çıkar
yüzümüz ekşimiş çeşni gibi dağılır rüzgardan
son sevişme tarihi geçmiş kadınları asarız duvarlara
bak mesela bu duvardaki delik
çok eski bir kadından kalma
ardından adlarımızı unuturuz sinemada
tam da perdede şöyle boktan bir replik döndüğünde ;


'-'bende bir değişiklik yok mu sevgilim
-evet var yüzüne fön çektirmişsin
ama ben senin yüzünü hep dağınık sevmiştim''

Bu arabanın ibresi manyak mı ne
beni gösteriyor
o sırada hız göstergesinin üstüne konmuş metalci bir kelebek
kafasını deli gibi sallamakta
lütfen biraz yavaşlayalım yoksa arka koltukta
sevişen ölüleri ezeceğiz.
aniden çekilen bir el freni gibi birbirimizle yüz yüze geldik işte
sakallarımı saymazsak burada bizi ayıracak kimse yok
dudakların ruhuma inen son jilet darbeleri olsada
merak etme hiç bir ten yolunda
köşede bekleyen bir ambulans olmaz
artık elektirik direklerine bağlayıp kollarımızı
birbirimize küfürler edebiliriz
göğüslerini çıkarıp yolun kenarına koyup gel
çıkabiliriz arazinin ortasına nasıl olsa
birbirimizi öptüğümüz yerleri taşlayabiliriz
kanatabiliriz kasıklarımızı tırnaklarımızla
genital organlarımızı yoldan geçen arabaların üstüne atabiliriz
şiddetin gün ışığını gösterdiği vakit
dudaklarımız hala biz de ise
bir kereliğine öpebiliriz yine boyunlarımızı
kanımızın üstünde gezinen sineklere bak
bazen de hayat böyle işte
iki litre kanla bir sürü sivrisinek yetiştiriliyor
yavrularından trafik levhaları yapılabiliyor;


'' birbirinizi şiddetle sevmeye yüz kilometre kaldı,
ve iç çamaşırlarınız yapım aşamasında''


bu mektup bana ait değil, yanlış adres olmasın
fark etmez ben de bu mahallenin postacısı değilim zaten
demiştim bir akşam üstü sana
sana sonra bu gecelik ben de kalsın demiştim ellerin
sen '' bu gecelik değil ki ,ben bunla gündüzleride sevişiyorum'' demiştin
sonra fotoğraflarda çok güzel çıkıyor göğüs kafesin
bir kez üstünde uyayım demiştim
sen vurgun yemiş balık gibi bakmıştın
seni kafese koysam iki gün durmazsın demiştin
ben de eğer hergün parmaklarını yersem
bana birşey olmaz demiştim
sonra akşam olmuştu
Edward Norton gelmişti
bizi ayırmıştı

sonra sen gamzelerini
ameliyatla aldırmıştın benden
ve mimiklerinide fondetenle kapatmıştın
işte buna Edward'ın da yapacak birşeyi yoktu!!!

 

 

Ozan Uğraş
iletişim Şiirler Kısa Kısa
benceajans
Mevsimsiz