Anasayfa Özgeçmiş Gorsel

bir aşk mozelesi

sonunda nazar boncuğuna da nazar değdi
parkinson hastalığına yakalandı gözlerin yüzünden
son bakışın şimdi hayvanlar arasında şehir efsanesi
bana ise en çok bulaşan ellerindi
sırtımdaki tırnak izlerin çok eski bir aşkın mozolesi


ahşap bir evin, tahta merdivenlerinden çıkan babamın
çıkardığı o ses; dişlerinin gıcırtısı
ve pastanın üstüne yapışan kelebeğin gövdesine
damladıkça mumun kanı mumun sıcak pıhtısı
yani o hayvanın son bakışı; benden soğuyan organlarının
balmumuyla yapılan ilmi çalışmasıdır


bu aşk belli bir redif ve kifayet ölçüleriyle yaşanmıştır
kıyafetlerini çıkarıp koydun lambanın üstüne
hiçbir kafiye ile anlatılamasa da
ışığın tenine değerken iki kere düşünmesi
ışığın karekteri düşerken damarları hilti ile alınan
mermerlerin göğsüne
bilmem kaç amperden sonra herkesin senin yüzünü
gördüğünü iddia etmesi ile şekillenmiştir,
bana döşenen damarların içindeki mayınların
sadece gidişine duyarlılığı


çekilen pim, vazgeçilen bir organ, saçların
ardışık kelimeler, enerjinin içinde avutulan gülüşün
ve prensipini kulede bekleyen aptal prensesin yan yana gelmesi
gibi saçma sapan birşeyiz biz
bir okun insan kalbine saplanırken aldığı hızla sevdim seni
metale işlenmiş iki oyuk gibi şimdi gözlerim
sadece uyurken gözlerimi kırpıyorum
ışığın o aziz o cüretkar o gerçek yansıması şimdilik
biriktirilen sen, biriktirilen sesinin düzeni
parmak parmak üstüne atıp dinlendirdiğin ellerinin
saygıdan olsa gerek aniden düzeldiğinde
dağıttığı o koku, dağıttığı o izan o şarkı,o bedenin şasesi, bir çocuğun kaportası
ve ışığa tutulunca ismin
altında birden Allahın belirmesi


ve sen bir insanın tutamayacağı bir sözdün
bu yüzden ben sana bir sürü hayvan biriktirdim
örneğin gözlerim...








Ozan Uğraş
iletişim Şiirler Kısa Kısa
benceajans
Mevsimsiz