Şiirler
• Lars Ulrich'te Bizi Bağışlasın• Kur'am• bir aşk mozelesi• ankebut• ocağın altını kapat anne• soğuk füzyon• tinkrewyu• vodka limanda seyreltilen terkedilmiş martı dansı• bazı maddeler uçucudur müjgan• Namaz Arası Kurt Cobain• sanat menat içindir• seni ancak bir papatya öldürebilir• Belleğini Yitirmiş Ayna• İşte Buna Edward'ın Yapacak Bir Şeyi Yoktu• Veba• cinayet kavşağı• Favorileri Kısaltma Ense Natürel Olsun Abi• Profil Resmi• Azazel, Feynman Üzerine Araştırma Şiiri• Kontes GömleğiVeba
Gecenin delirme noktasında senin gözlerinle bir mahkemede karşılaşmak
ama sadece gözlerinin tanıklık ettiği bir hayatın tam ortasında
diğer bütün organlarından kurtulmak özellikle dudaklarını
tanık koruma programına sokmak, onu susturmak susturmak,dilin kemiğe dayandığı vakit
işkenceyle gerekirse aşığım dedirtmek,
gülü ikramdı bu olan,dilin resmi polisti her alkol testinde
damağıma kadar sen bulaşan,
göğüslerin icra memurlarıydı hayatıma haciz gibi inen
inen ve şehri tedirgin eden dillerinde jilet taşıyan her çocuk gibi,
al götür ne varsa işte bu hayatım senden başka bir şeyi olmayan
bir haciz memurunun hayata yaptığı baskında kendinden başka
götürücek birşey bulamamasıydı yaşamım
gazete sayfalarında aranan yedi farktan öteye değildi sana mağlubiyetim,
sen zaten 6 farkı bulunca rölanteye almıştın beni,deli gibi yan duvarlara
dişlerimi gösterişim nafile
düüüüüüüütttttttttt düüüüüttttttt kırmızı kart!
İç çamaşırlarımdan kovulmuşlardandım,her martininin kendi kaderini tayin etme hakkı vardı
bir de mevsim birbirimize girmemizi öngören bir şıklıkta günlere baskı kurmuştu
martini dediğin senin kasıklarında içilir dediğim vakit
şeytan merminin ucuna kokunu sürüp, beni tam onikiden vurmuştu,
hiç bir dinin çıkaramayacağı aşk girince içime
çekin ulan ellerinizi ben çarmıha kendim gerilirim
haydi kadınım ilk çivi senden gerisi yılan pardon yalan ....
Nasılsa bir gün herkes benden gidecekti, o halde uygun adım yürüyen askerler
gibi gitmeliydin sen benden
sıcaktan bunalmış bir kent nasıl kan kusunca rahatlar ya sokakları
refüze edilmiş bir haftasonu kullanımı yasak olmasına rağmen
rağmene rağmen deliler gibi sevişip gitmeliydin benden
giderken en azından ayakkabılarını bırakmalıydın bana
biliyorum bir gün ayakkabılarda gider,
cehennemin dibini boylayan sözcüklerim işkence zoruyla
senin şarkını mırıldanır,ritmi bozulur zebanilerin
bir ay kırılır gökte, bir ceylan kendini vurur ansızın
ben sana aşık olurum
nasılsa bir gün gideceksin ,her dönen gibi
nasılsa her dua gibi günde üç dört defa ağzıma düşeceksin
nasılsa bir evren abdestini alıp yıldızlarını kapatıp secdeye varacak
nasılsa bütün meteorlar günah çıkaracak
nasılsa bir gün bütün haçlar istavroz çıkaracak
ve dağların hiçbiri musanın tanrıyla görüşmesi için müsait olmayacak
gülüşün yüzünden.....
bunların hepsi gülüşünün yüzünden
bir de yüzün var
onu hiç sorma!
düüüüttttt düüüüüttttttttt
kırmızı kart'
Arnavut kaldırımlarına dna testi isteyen bir asalak gibi
yürüyecek yollara ehemmiyetle yaklaşan bir kadındı benim vebam
yarı alevi yarı buzi bir karardan seken
teşhiş konulduğunda
teşhisinde amına koyan!
Bir inkarı itirafla yapışıtırıp, saçlarından tutunup
dünyaya inmekti bu olanlar
tanrının sana ayırdığı vakitte buluşup senin ölümüne geç kalmamızı sağlayan
ki ölsen
seni vuran silah vicdan azabından intihar ederdi
mevsim birbirimizden ayrılmamızı öngören bir kıbleydi
şubat desen olmaz
mart desen işim var
nisanda yaralıyım
mayısta kediler bile gitmez
derken gittin
elinde bir kuş,ki fransızca aptal aşk şarkıları mırıldanan...
gecenin delirme noktasında rüyada görülen bir göz kırpışla
telefona sarılan el
elin içinde birikmiş beze
ki ters tutulmuş beze
içinden irinler çıktıktan sonra
bezenin içine dikkatlice bakılıp gözlerinin görülmesi
ve bir kaç fal bir kaç kader
gözyaşlarımı dikine tutunca içinden dökülen bir kaç kelamın
ve aklımda gülüşün
girilen büyük bir iddiaydın
bu yüzden bir köpeğin kalça kemiğini kırıp yemin etmiştim
unutmadım
unutmadım
büyük iddialar büyük kemikler gerektirir,
sen büyük bir iddiaydın hayatımın üstüne
yüz metre öteye gidemezsin
yüz metre sürüklene sürüklene bariyerlere çarpa çarpa
görüş mesafesi nerede ise sıfır olan bir yolda
dikiz aynasında soyunuşun,
radyoda adımı söyleyişinle,
çarpa çarpa
kırıla kırıla
takla ata ata
geliyorum
şimdi nereye gidiyorsan git
ben sana gelmeden!
bilirsin büyük iddialar büyük kemikler gerektirir
boynu kırılan bir güle ''doktor var mı'' diye çığlık atan bir kadındı
benim vebam
öptükçe ömrümden çalan!








