Şiirler
• Lars Ulrich'te Bizi Bağışlasın• Kur'am• bir aşk mozelesi• ankebut• ocağın altını kapat anne• soğuk füzyon• tinkrewyu• vodka limanda seyreltilen terkedilmiş martı dansı• bazı maddeler uçucudur müjgan• Namaz Arası Kurt Cobain• sanat menat içindir• seni ancak bir papatya öldürebilir• Belleğini Yitirmiş Ayna• İşte Buna Edward'ın Yapacak Bir Şeyi Yoktu• Veba• cinayet kavşağı• Favorileri Kısaltma Ense Natürel Olsun Abi• Profil Resmi• Azazel, Feynman Üzerine Araştırma Şiiri• Kontes GömleğiNamaz Arası Kurt Cobain
yazgısı çekiliyor tine,el yazısı ile kaleme mi alınırmış
ölümüm, tuhaf buluyorum kanımın rengini
ve tedavülden kalkan yetişkinlerin çocukluk anılarını,
namaz arasında kurt cobain dinlemek ve bir notanın
en can alıcı noktasından çıkarılan bir vektöre ananemin
tesbih tanelerini iliştirmesi gibi felsefi bir ilizyon ,
ingiliz anahtarı sesi gibi kalın bir anlam beliriyor kahve falımda
falda; bir yol görünüyor sana doğru gittikçe irileşen
çimler arasında unutulmuş gergedanlar rendeleniyor Mr.Tanrı tarafından
ki çimler; toprağın saçlarını jöleleyip dikmesidir, teeneger zamanlarından kalma
bir hamle bu, ileride filler var ileride şövalyeler var
ileride kolundan bacağına inen parmak yürüyüşüm var
protesto eder gibi parmaklarım yürüyor teninde,
orta parmağımdan vuruluyor göğüslerinin üstüne düşüyorum fala göre
kahvenin içinde acayip kan kaybı var
kahve fincanın içinde kuyruk sokumu kemiğin var,
kemiğin hanesine yazılmış; önü ilikli sirtaki ve ispatula ile dövülmüş
ceylan derileri.
ağzımda bana ait olmayan bir ses beliriyor,yüzünü yüzümle kapattığında
yazgısı hamamböceklerinin adet kanı ile yazılsada amel defterine
ki amel kelimesi bence çok erotik bir çağrışım olarak durmaktadır
komidinin üstünde
kibrit kutusunun içinde bir böceğin oturma grubunu nereye
yerleştireceği endişesidir açıkcası varlığım suratının ortasında
gözlüklerinin üstünden öylece bakadur sen,
ki Bakadur Rus asıllı bir yalnızlıktır mor rengin gölgesinde.
biliyorsun her kopan takvim yaprağını yerine dikmektir
yokluğun, gidersen kahve falları birden nüksedebilir ölü insanların gövdesinde
göğe fışkırabilir kanın içinde kuruyan kahve
ve o zaman anlaşılır birşeydir senin için ölmek
düşen bir parmağı bulup kalın bağırsağına dikmek kadar
prestijli birşeydir dudaklarını kasıklarıma nakletmek
ve aklım; varlığından beri beni öldürmek için tutulan
kan rengi bir katildir,
tetikçim beni bağışla delirirsem
ama bu kadının uykusu,vücudumun derisi
sevgilim sen yine de
bana bakma
bensiz de kalma....
Ozan Uğraş
ölümüm, tuhaf buluyorum kanımın rengini
ve tedavülden kalkan yetişkinlerin çocukluk anılarını,
namaz arasında kurt cobain dinlemek ve bir notanın
en can alıcı noktasından çıkarılan bir vektöre ananemin
tesbih tanelerini iliştirmesi gibi felsefi bir ilizyon ,
ingiliz anahtarı sesi gibi kalın bir anlam beliriyor kahve falımda
falda; bir yol görünüyor sana doğru gittikçe irileşen
çimler arasında unutulmuş gergedanlar rendeleniyor Mr.Tanrı tarafından
ki çimler; toprağın saçlarını jöleleyip dikmesidir, teeneger zamanlarından kalma
bir hamle bu, ileride filler var ileride şövalyeler var
ileride kolundan bacağına inen parmak yürüyüşüm var
protesto eder gibi parmaklarım yürüyor teninde,
orta parmağımdan vuruluyor göğüslerinin üstüne düşüyorum fala göre
kahvenin içinde acayip kan kaybı var
kahve fincanın içinde kuyruk sokumu kemiğin var,
kemiğin hanesine yazılmış; önü ilikli sirtaki ve ispatula ile dövülmüş
ceylan derileri.
ağzımda bana ait olmayan bir ses beliriyor,yüzünü yüzümle kapattığında
yazgısı hamamböceklerinin adet kanı ile yazılsada amel defterine
ki amel kelimesi bence çok erotik bir çağrışım olarak durmaktadır
komidinin üstünde
kibrit kutusunun içinde bir böceğin oturma grubunu nereye
yerleştireceği endişesidir açıkcası varlığım suratının ortasında
gözlüklerinin üstünden öylece bakadur sen,
ki Bakadur Rus asıllı bir yalnızlıktır mor rengin gölgesinde.
biliyorsun her kopan takvim yaprağını yerine dikmektir
yokluğun, gidersen kahve falları birden nüksedebilir ölü insanların gövdesinde
göğe fışkırabilir kanın içinde kuruyan kahve
ve o zaman anlaşılır birşeydir senin için ölmek
düşen bir parmağı bulup kalın bağırsağına dikmek kadar
prestijli birşeydir dudaklarını kasıklarıma nakletmek
ve aklım; varlığından beri beni öldürmek için tutulan
kan rengi bir katildir,
tetikçim beni bağışla delirirsem
ama bu kadının uykusu,vücudumun derisi
sevgilim sen yine de
bana bakma
bensiz de kalma....
Ozan Uğraş








