Şiirler
• Lars Ulrich'te Bizi Bağışlasın• Kur'am• bir aşk mozelesi• ankebut• ocağın altını kapat anne• soğuk füzyon• tinkrewyu• vodka limanda seyreltilen terkedilmiş martı dansı• bazı maddeler uçucudur müjgan• Namaz Arası Kurt Cobain• sanat menat içindir• seni ancak bir papatya öldürebilir• Belleğini Yitirmiş Ayna• İşte Buna Edward'ın Yapacak Bir Şeyi Yoktu• Veba• cinayet kavşağı• Favorileri Kısaltma Ense Natürel Olsun Abi• Profil Resmi• Azazel, Feynman Üzerine Araştırma Şiiri• Kontes GömleğiLars Ulrich'te Bizi Bağışlasın
çenemi dağıtmasaydım böyle güzelce
etimden sıyrılıp yüzeye vuran kemiğim
parlar mıydı florasan gibi,
aydınlığa çıkmak istiyorsam kol kemiklerimi Ulrich'e vermem gerekti
ve Thrash edilmiş boş midemde çalmalıydı fade to black'i...
çocuk olsam şimdi, sitoplazmamın kaygan zemininde
michael jackson yürüyüşü yapabilirdi belki kaderim
ve rna'cığıma kopyalayabilirdim annemin damağını
Anneme çekmişim ben, şu yüzüme bak
sen ne anlarsın sanattan
sanat; ışk'ın içine düşmüş tripli beden,
meda'i iftiharla sunulan içine boşalma
evet içine boşalma, spermlerin kendi akciğerine
yapışması
aynaları çatlatısıca, fırlatılıp atılan bumerang'ın
geri döndüğünde yuva kurdum bu işleri bıraktım demesi kadar akli ziyan eden
doğanın akustiği kaymış demosu !
anne lamı cimi yok
bugün, sanat zaten gereksiz ölü şairler divanında istinadcı
kadavratik bir dokunuş
hezayanın içinde beyaz ağaç göbeğine takılan piercing'in
ezeli mutlak boşluktaki uzun karıncaların bacaklarıyla
dikilmiş yara, övgüye indirilmiş jiletlenmiş maymun bacağı
sanata yakın sana uzak dursun bu gece,
sana benziyorum anne,tuttuğun sırların içinde ip atlayan atların
şahlanmasıdır örgüye çekilen iplerle tek tek dişlerimin sana çekilmesi
anne, sana açılan bütün delikleriden mermi yaptım
ve ben söktüm ameliyat dikişlerini
babamın ağzını diktim
siz birbirinize birinci dereceden yakın akbabasınız
ve bütün yırtıcı kuşlar benim belki amcamdır
belki ötücü kuşların gövdesine hattatların işlediği melankolik bir aşk şarkısı
örneğin black milk!
rahminden dışarı bıçakla çıktım ilk yarayı sana verdim
benim aklım; beni aklına ilk düşürdüğün an bakileşmiştir anne
kemikleşen her göz yanılgısı gibi, bir tabutla geldim ben içine
bir canlı dokusu gibi muazzam zamanlar sahnesinde
ilk cinayeti ben işledim anne
senin içinde bir karınca ezdim
ve sigara içmek için çok bekledim
kollarımın oluşmasını,
ben karnında dirsek çürüttüm ,ağladım evlendim ayrıldım otuzbirçektim anne
yüzünün resmini çizdim dalağının üstüne
defalarca öptüm ciğerlerini
gıdıklandın anne,
anlamadınız doğar doğmaz sizle konuşmadım
size küstüm meltemli bir kurtuluş gecesi...
bugün sana çok benziyorum anne
söylemiştim sana
tanrı, birileri tarafından babamı öldürmek için tutulan tetikçi
ve evren,tanrı fikrinin kötü kopyası
ve kulakların anne, idama götürülen iki kirazın asılmadan
önce gördükleri son ağlama duvarı,
anne bizim evrenimiz daha bebek
daha büyük bir evrenin yavrusu
o yüzden benim bıçakladığım her film
sadece bir kadının hologramı demiştim sana
bugün sana çok benziyorum anne
göğe rahminden fırlatılan ilk türk yapımı manyağım
dudakların sızlamasın, dudaklarından dökülen her dudakyaşı
benim dinimdir,
ayaklarına kapanıyorsam
bu emrin içindeki demir miktarıyla açıklanacak birşey değildir
kuşe kağıtla kaplanmış özgür irademle
seçtiğim bir ölüm biçimidir,
al omuriliğim senin kemerindir..
seni bağışladım anne
Lars Ulrich'te bizi bağışlasın...
Ozan Uğraş








